Pırasalı börek demek ile dememek arasında kaldım. Nedenini yazımın sonunda daha iyi anlayacağınız gibi tarifinde yufka yok! Bu tarifi yapmaya başladığımdan beri pırasayı sevmeyen ve yemeyenlerin bile kaç dilim istediklerini hatırlamıyorum :) Bilhassa çocuklar sebze yemeklerini pek sevmezler ama eminim bu tarife bayılacaklar!
Bu tarifi yapmamda Sevgili Eşimin katkısı çok büyük! Kendisinin pırasayla pek arası olmadığı için (kendi tabiriyle) benim değişik tariflere yönelmemi sağladı :D Yapması çok pratik, hazırlama süresi yaklaşık 20 dk süren bu tarifi tüm püf noktaları ile sizinle paylaşıyorum! Hem de hemen hemen hepimizin evinde olan malzemelerle! Umarım siz de severseniz (:
Her adımı sizin için fotoğrafladım aşağıda bulabilirsiniz :)
Malzemeler
*4 tane pırasanın beyaz kısmı
*2 tane havuç
*4-5 yumurta
*250 gr / yarım kalıp beyaz peynir
*yarım çay bardağı ince bulgur
*1 çay bardağı sıvı yağ
*3 tepeleme yemek kaşığı un
*1 paket kabartma tozu
*tuz
*baharat
Yapılışı
Önce ince bulguru ağazı kapalı bir kapta yine bulgur miktarı kadar, yaklaşık yarım çay bardağı kadar sıcak suyu döküp bulgurun şişmesini bekleyelim. Ardından pırasaların sadece beyaz kısımlarını yuvarlak şekilde doğruyoruz. Sonrasında havuçları rendeliyoruz. Pırasaları ve havuçları birbirine karıştırıp yağı döktüğümüz bir tavada orta ateşte karıştırarak kavurmaya başlıyoruz. Buradaki amaç; fırına atmadan çiğliğini almak. Püf noktası ise; ne kısık ne de yüksek ateşte pişirmek, kısıkta tam pişmiyor ve uzun sürüyor, yüksek ateşte ise istediğimizden daha fazla pişiyor. Bizim orta ateşte orta pişmişlikte bir harç elde etmemiz lazım. Orta ateşte pişirme işlemi bittikten sonra kısa bir süre soğumaya bırakıyoruz. Ben pencere kenarına koyuyorum genellikle. Püf noktası ise; harcımızın tamamen soğuduğundan emin olmalıyız. Yoksa içene kıracağımız yumurtalar ısıdan dolayı pişebilir. Harcımız iyice soğuduktan sonra yumurtaları, unu, bulguru,peyniri, kabartma tozunu, istediğiniz kadar tuz ve dileğiniz baharatları katıp karıştırıyoruz. Ben baharat olarak yarım çay kaşığı kimyon, bir çay kaşığı kekik, bir çay kaşığı nane, bir çay kaşığı karabiber, yarım çay kaşığı kırmızı biber,bir çay kaşığı tuz koyuyorum. Baharatlar tamamen sizin damak tadınıza kalmış. Bu karışımı tepsi ya da cam bir kaba döküyoruz. Püf noktası ise; karışımı koyacağımız kabın geniş olmasıdır. Çünkü ne kadar ince bir taban oluşturursak o kadar iyi pişer. Ve son olarak üzerine susam ya da çörek otu, rendelenmiş kaşar peyniri kullanabilirsiniz. Ben bu sefer çörek otu kullandım. Önceden ısıltılmış yaklaşık 200 derecede 20-30 dk arasında fırında pişiyoruz.

















Bu tarifin sevdiğim yanları biri ise içinde pırasa olduğu hiç belli olmaması. Ve tadının çok güzel olması, son derece hafif bir börek olmasıdır. Çünkü yufka ya da pohaça gibi değil de mücver gibi hafif oluyor. Dilimlenmesi son derece kolay ve kesinlikle dağılmıyan bir börek. Bu tarif sayesinde çok iltifat aldım. Kaç kişi tarifini istedi. Mutlaka siz de deneyin ve benimle paylaşın! Sizin düşüncelerinizi merakla bekliyorum :)
Afiyet olsun^^ Bir sonraki tarifimde görüşmek dileğiyle ;)
*Tüm görseller şahsıma aittir. Bu yazı reklam ve sponsor tarafından karşılanmamıştır. Bu yazıda %100 kendi objektif görüşlerim paylaşılmıştır.
Pucca'dan sonra lugatıma giren son günlerde adeta dilime peleseng olan net, bir o kadar da manidar bir ifade 'Allah beni böyle yaratmış!' 'Ben böyleyim!' in bir başka versiyonu, daha ironiği.
Sevgili Ezgi, yani hepinizin bildiği Kozmetik Aşığı bloğunun tatlı mı tatlı yazarı beni mimlemiş. Eee konu başlığı 'Allah beni böyle yaratmış!' olunca yazma istediğim daha da arttı desem?! :D Bu benim katıldığım, bloğumda yazdığım ilk mimim :) İlkler önemlidir, unutulmaz... Bu ilki de Ezgi'ciğimin davetine icabet ederek katılmam daha da özel, anlamlı kıldı.
Bu duygusal konuşmadan sonra sizi bilinmeyen özelliklerimle başbaşa bırakıyorum.
#Biraz tembelim mi desem üşengecim mi yok yok aslında her şeyi gözümde büyüten birisiyim desem daha doğru olur. Sürekli erteliyorum. Bu yüzden de blogla ilgili kafamda planladığım, yazmak istediğim, fotoğrafları hazır olan o kadar yazı olmasına rağmen paylaşamıyorum. Ama söz verdiğim gibi bir takım düzen değişikliğine gittim ve artık daha fazla zaman ayırabileceğim :)
#Mükemmelliyetçiyim. Fazlasıyla hem de. Bir şey olacaksa veya yapılacaksa olabildiğince en iyi şekilde olmalı ya da hiç olmamalı. Zaten bu sebepten gözümde büyüyor ya her şey.
#Gittiğim hemen hemen her yere geç kalırım. Hatta erken gittiğim yerler nadirdir. Hep bir telaşla çıkarım evden sonra da haydi koştur koştur yetişeyim diye nefes nefese.
#Arkadaşlarımla telefonda saatlerce konuşurum. Kulaklık sayesinde bir yandan da yapacağımdan geri kalmam.
#Gezmeyi çok severim. Gezeyim, değişik yerler keşfedeyim isterim hep. Dünya turu yapmayı ne kadar istediğimi anlatacak kelime bulamıyorum.
#Organizasyoncu gibi çalışırım. Bir toplanma, buluşma olacaksa herkese uyan gün, saat ve yeri bulurum. 'Sen olmayınca toplanamıyoruz.' derler hep arkadaşlarım.
#Benim olduğum yerde illa ki bir kahve içilir, anladınız siz onu :P
#Zor beğenirim. Bir şeyi almam için sadece uygun fiyatlı ve kaliteli olması yetmez benim için. İstediğim modelde ve renkte olacak. Alışverişi severim ama pek yapamıyorum bu nedenden. Ta ki kafamda belirlediğim şeyi bulana kadar tey tey tey...
#7/24 aş eririm :D Beni mütemadiyen 'Ay canım .... çekti, olsa ne güzel yerdik şimdi, nımmm nımmm nımmm, ağzım sulandı valla' derken görebilirsiniz.
#Fotoğrafa aşığım. Saatlerce çekim yapabilirim her şeyi unutup.
#Böceklerden çok korkarım. Ne kadar küçük olursa olsun görmemle çığlık atmam bir olur. Zaten böcek ısırmasına karşı alerjim var.
#Bir şeyleri aynı anda yapmak gibi bir huyum var.
#Zeytininden rimeline kadar her ne olursa olsun bitmeden yenisini almam. Sadece değişmeyen, sürekli olarak kullandığım şeyleri stoklarım. Biri bitmeden diğerini açmam.
#Eşyalarımı hor kullanırım. Yok, olmaz! Ben ne kadar dikkat edersem edeyim, ya bir yerinden yırtarım, ya yere düşürür kırarım, koparırım başına gelmeyen kalmaz.
#Korku filmlerini izlemem, izleyemem.
#Dalından koparılmış inciri çok severim hatta geçen yaz, yazlıkta ağaçtan 1 kilo incir toplayıp yemiştim :D
#Marketten sebze-meyve almayı sevmem. Pazardan taze taze alırım.
#Her yaşadığım şehirde tanıdığım, uzun uzun sohbet ettiğim esnaflar vardır. Avm kültürünü bu yüzden pek sevemedim.
#Modayı takip ederim ama sadece kendi beğendiklerimi, kendime yakıştırdıklarımı giyerim.
#Hani bazı insanlar vardır hatta televizyonda haberlere çıkar, hani insan içinden 'Hay Allah ne kötü tesadüf!' der. İşte bu tarz olaylar benim başıma sık sık gelir. Beni 'Ya ne oldu biliyor musun? Başıma neler geldi?' söylemleriyle duyabilirsiniz.
#Gün içinde su içmeyi unuturum. Bu duruma son vermek için su içmeyi hatırlatan uygulama indirdim telefona. Şiddetle tavsiye ediyorum.
#Bilgisayar oyunlarını çok severim. Favori oyunlarım; GTA (Grand Theft Auto), Guitar Hero, Street Fighter, Tekken, NFS (Need For Speed)
#Film izlemeyi bir hayli seviyorum her ne kadar son zamanlarda pek izleyemesem de. Özellikle romantik komedi türündeki filmleri kaçırmam :)
#Eskiden ruj kullanmazdım, alışamamıştım bir türlü sevememiştim. Şimdi şimdi kullanır oldum. O zamanlar kendim için doğru rengi bulamamışım.
#Yaz konserleri bir başka olur benim için! Arkadaşlarımla beraber sesim kısılıncaya kadar şarkı söyler, eğlenirim!
#Uykum çok ağırdır. Tam bir uyur konuşanımdır hatta :D Uykudayken konuşurum, sorulanlara çok mantıklı cevaplar veririm ama ertesi gün hiçbirini hatırlamam :D
#Ne olursa olsun bir şekilde kendim öğrenip yapmaya çalışırım.
#Son olarak; şahsına münhasır birisi olduğum söylenir. 'Türünün son örneğisin!' diyen arkadaşlarıma selam olsun ;)
Umarım hakkını verebilmişimdir ilk mimimin :) Ezgi'ciğim sayesinde ben de çok eğlenerek yazdım :) Tekrardan teşekkür ederim daveti için ;) Siz de eğlenmişsinizdir inşallah :D
Ben de bu etikete makyajliyorum, süsyoloji ve makyajformüllerini etiketliyorum. Merakla bekliyor olacağım :)
*Sadece bir görsel şahsıma aittir.Diğer tüm görseller Google Görsellerden alıntıdır. Bu yazıda %100 kendi objektif görüşlerim paylaşılmıştır.
Kuşların cıvıldadığı, ağaçların çiçek açmaya başladığı güzel bir günden merhaba! İçim kıpır kıpır ^-^ Sabırsızlıkla rengarenk çiçekleri, yemyeşil ağaçları, bulutların arasından korkusuzca yüzünü gösteren güneşi, kısacası baharın uyanışını ölümsüzleştirmek istiyorum, saatlerce fotoğrafını çekmek, içinde kaybolmak hatta...
Heyacanlıyım anlayacağınız üzere. Her mevsimi severim ama baharı, ilk baharı bir başka severim.
Tam da kış bitti derken havada güneş olsa da acayip bir soğuk var. Dikkat etmekte fayda var yani. Ellerim, yüzüm donuyor resmen. İşte böyle günlerde insanın canı sıcacık çaylar, kahveler, ıhlamurlar istiyor. Sıcak çikolata da darılmasın bize :) Size bir sır vereyim mi? Evet İtiraf ediyorum; çikolata en büyük zaafım şu fani dünyada :D Bir sır daha? Çikolataya alerjim var! Bu ne yaman çelişki böyle! :(
.JPG)
Yine böyle soğuk bir günde hırkayla, patiklerimle ısınmaya çalışırken kapım çaldı, bir baktım ki bir kutu dolusu çikolatalı kruvasan! Allah'ım sana geliyorummm... Yüzümdeki mutluluğun tarifi yok! Fikrimühim sağolsun beni de düşünmüş, tadına bakmam, bu lezzeti deneyimlemem için bana da yollamış bir paket. Teşekkürlerimi buradan da sunuyorum. İçerisinde mini kruvasanlardan oluşan büyük bir paket, iki tane orjinal boy kruvasan, kruvasan yapılışı ve Elvan markasına ait Today Croissant hakkında bir yazı, Fikrimühim'den gelen bir mektup, bardak var bir de pakette. Bardak kargoda kırılmış, sağlık olsun.
Kruvasanları yedim, yedik. Hatta abur cuburdan en iyi çocuklar anlar onların da fikirlerini alayım tabi dedim :) Haksız mıyım?
Öncelikle kruvasanın ne olduğundan başlayayım. **Kruvasan Fransız mutfağına ait bir açma türü,kat kat hamurla, içi çikolata kaplı hilal şeklinde bir çörek de diyebiliriz. Ay çöreği de denilen bu tatlının en büyük farkı tereyağından yapılması. Today Croissant markası da isim olarak kruvasanın Fransızcası olan 'croissant' kelimesini kullanmış isminde.** 2013'te İlk kruvasan çıktığında merakla almış ve beğenmiştim. Today Croissant markasını Fikrimühim sayesinde ilk defa tattım. Gelelim benim yorumlarıma; daha paketi açar açmaz mis gibi bir koku geldi burnuma. Isırdım bir lokma, içinden hemen akışkan çikolatası çıktı ki şu ana kadar bakkallarda ve markettelerde satılan Bien, 7days, Uno gibi tüm kruvasanları yemiş biri olarak söylüyorum iki-üç ısırmadan sonra gelen çikolatadan şikayetçiydim. İlk lokmamdan son lokmama kadar çikolata tadını almam beni bir hayli mutlu etti. Hamuru diğer kruvasanlara göre daha yumuşak ama yutmakta zorluk yaşatacak kadar da değil Uno kruvasan gibi. Bien Croissant gibi sert değil hamuru, 7days Croissant gibi de içinden daha az çikolata çıkmıyor. O yüzden sevdim ben. Ama keşke içindeki çikolata daha kaliteli ve lezzetli olsaymış da dedim. Uno kruvasanın çikolatası bir tık daha lezzetliydi. Yine de olsun dedim bana gelen paketteki kruvasanlar bittikten sonra evimin yukarısındaki bakkaldan birkaç tane daha aldım. Kokusu olsun, içinin dolu dolu çikolatası olsun, hamurunun lezzeti olsun yedirtiyor kendini. Tek şikayetim sadece bizim bakkalda bulabilmem, ne Migros'ta, ne Carrefour'da ne de başka bir markette rastlamadım hiç.
Çocukların düşüncesi ise; genel olarak sevdiler ve satın alabileceklerini söylediler. Özellikle hamurunun çok güzel koktuğunu ve yumuşak olduğunu belirttiler. Çikolatası da fena değil yani diye de eklediler. Today Croissant çocuklardan geçer not alabilmeyi başardı yani :)


Siz hiç kruvasan yediniz mi? Beğendiniz mi? Hangi markaları tercih ediyorsunuz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum...
Fikrimühim'e bu paketi bana yolladıkları için bir kez daha teşekkür ederim. Fikrimühim'in internet sitesine buradan, Today Croissant'ın sitesine ise buradan ulaşabilirsiniz.
** Kaynak: Vikipedi
*Tüm görseller şahsıma aittir.Bu ürün Fikrimühim tarafından deneyimleyip yorumlamam için gönderilmiştir. Bu yazıda %100 kendi objektif görüşlerim paylaşılmıştır.